En buyuk hobim sinemadir diyebilirim. Giris sayfasinda da
biraz bahsetmistim
ASKTA HER SEY MUMKUN (20.03.20049
MONALISA SMILE(Julia Roberts)
HESAPLASMA (Ben Affleck)
SON SAMURAY (THE LAST SAMURAY)14.02.2004
KAYIP BALIK NEMO(FINDING NEMO)15.02.2004
SOGUK DAG (COLD MOUNTAIN)15.02.2004
DAS EXPERIMENT (DENEY)
Agustos 2, 2002 Das Experiment yani Deney adli alman
yapimi filme gittim. Filmin oyunculari avrupali oldugundan dogrusu pek tanidigimi soyleyemeyecem ama basroldeki erkek oyuncu
gercekten iyi performans gostermis..film guzel aslnda..cok akilda kalirmi ..orasi suphe goturur ama..biri bizi gözetliyoru
seyredenler eminim buyuk zevk alacaklardir...
8 KADIN
aralk 17,2002 bahsetmek istedigim bi kac film var..."8 kadin"
Agatha christy romani tadinda 1950lerin fransasinda hickhock filmlerindeki gibi tek planda gecen ve film sonuna kadar katilin
kim oldugunu bulmakta zorlanilan bi film...cunku 8 kadininda oldurmek icin sebepleri var...
HARRY POTTER SIRLAR ODASI
acikcasi ilk filmlerine gitmemis ve cok tutulan bu kitap
hakkinda onyargili davranmistim...serinin ikinci filmi acikcasi ben begendim kotuluge karsi iyilik temalari fantastik bi oyku
icinde islenmis..birazcikda cizgifilm izliyomusum gibi olsada ozellikle cocuk oyuncularin performanslari cok iyiydi...benim
favorim harry potter diil Ron du acikcasi....
HAYATIN CALIMI BECKHAM
filme beklentisiz girmistim..klasik bi genclik filmi diye
dusunmustum..ama oyle olmadi..film muson dugununu hatirlatiyo ki ben cok hoslanmistim...ingilterede kendine beckhami ornek
alan hintli bi kizin herkese karsi verdigi mucadeleler anlatiliyor..arka planda ise irkcilik,etnik koken farkliliklari ve
baska bi sehirde farkli bi kulturle yani gocmen olarak yasamanin getirdigi zorluklar isleniyo...dedigim gibi beklentilerimin
uzerinde bi film
YUZUKLERIN EFENDISI (IKI KULE)
21 Aralik, 2002 Su unlu yuzuklerin efendisinin serisinin
ikinci filmi gecen seneyle ayni zamanda yine gosterimde..gece 1.45 seansina bile yer yok..cok fazla ilgimi cekmesede merak
ettim dogrusu...."Carpisma" basrolde samuel l jacson ve ben aflec var bence muthis bi film..izlerken sanki bu filmin aynisini
bi kez daha gormustum hissi uyandirsada..film cok surukleyici..hersey iki arabanin carpismasiyla basliyor..heriki tarafinda
acelesi var ve her iki taraf icinde hayati onemler tasiyan olaylar var..bu iki kisi bir gun icinde birbirlerinin hayatlarini
cehenneme cevirirler artik hersey inata binmistir..herzaman kendi isimizin daha onemli oldugunu dusunur ve empati yapmayizya..bu
film birazda karsi tarafi dusunup onlarin acisindan bakmayi ogretiyor..oyuncular bence cok oturmus.
DERVIS
ikinci film "Dervis" italyan-Turk ortak yapimi ispanyol bi
oyuncunun basrolde oynadigi ki bence cok kotu bi secim; 1900 li yillarda mevlevi bi dervisin haksizliga ugrayan kardesinin
asilmasindan sonra gecirdigi buyuk degisim ve yavas yavas inanclarini kaybetip ayni haksizligi kendisinin bi arkadasi icin
yapmasini anlatan bir film...aslinda felsefik saptamalari cok olan..ve bu tarz filmleri sevenler icin guzel bi film..turk
oyuncularin performanslari harika..yakin yuz planlari cok fazla var bu yuzden basrol oyuncusu vermesi gereken ifadeleri iyi
vermemis..ilk basta iyiykenki yuz ifadesiyle hrs ve intikam sonucu geldigi kotu haldeki ifadeleri ayni..yani adam hep kotu
bakiyor..sanirim ayni isimli bir kitabin cevirisi..ben begendim....
ITALYANCA ASK BASKADIR
ucuncu film bi Danimarka filmi "italyanca Ask Baskadir" danimarkada
ayni italyanca kursuna giden 8 kisinin birbirleriyle baglantili hayati...cok fazla baglantinin kurukmus olmasi filmin sonunu
tahmin etmeyi kolaylastiriyor..bana cok uzun gibi geldi film..bazi planlar cok uzun cekilmis anlatilmak istenene biraz dolambacli
varilmis..bu filmdede yakin plan cok..ayrica cekim kalitesi cok kotu..ama yinede hatirlamasamda iyi bi film.
VIDOQ
Bir fransiz filmi VDOCO, bi cesit sherloc holmes filmi..zaten
sanirim vidoco ilk dedektiflik burosunu kuran kiside..herneyse film sanki cizgifilmin renklenmis ve daha buyuk haliyle beyaz
perdeye konmus hali yani izlerken fotoroman okuyor gibi oluyorsunuz..zaten tumu digital cekilen ilk film..cok ilginc cekimler
var..yuz planlari asiri yakin cekilmis ..kamera nerdeyse adamin girtkagina giriyodu bi sahnede..kac curuk disi var hangisi
dolgu hangisi degil anlayabiliyosunuz yani..filmde dedektif bi simyacinin pesinde..basrollerde jerard depardiu oynuyo..ama
cok fazla sahnesi oldugu soylenemez dogrusu..aslinda konuyu biraz daha iyi isleyebilirlerdi..yani biraz sonuk kalmis gibi..ayricakatilin
kim oldugunu bulmak zor olmuyo..ne yalan soyliim ilk yarim saatte anladim..yaniii bu film icin ne diyebilirim..eehhh
CARPIK ILISKILER
Tanrim syrettigim en kotu filmlerden biri..ama napiyim valla
bi tek bu film kalmisti gormedigim..herneyse "Orada Olmayan Adam'n" berberi Thorton, angelina jolie var bi de patric swayze
..Swayze rezaletti dogrusu ..ben bu adamin oyunculugunu gercekten sevmiyorum..film bi yol hikayesi 2 cift kumar oynamak icin
gittikleri yer reno ve sorgulanan iliskiler..orjinal adi her ne kadar "waking up in reno" olsada carpik iliskiler daha uygun
bi ad sanirim..Patric swayze haricinde diger kaliteli oyuncularin bu filmde ne isi var anliyamadim dogrusu 
DIE ANOTHER DAY
Klasik bir james Bond filmi..yalniz biraz daha aksiyonlusu..tek
eksik bu filmde bekledigimiz James Bond esprileri yok..buz sahneleri fazla abartilmis, gorunmeyen arabalar falan..filmde yine
Amerika ve ingiltere insanlik adina dunyayi kurtariyorlar..bu seferki dusmanlar Rusya degil yeni hedef kuzey Kore, tabi bu
arada kuba'ya da dokundurmadan gecemiyorlar..Panama Terzisi'nden sonra James Bond filmleriyle o kadar dalga gectikten sonra
pierce Brosnan'i filmde gormekte sasirsamda bence sean Connory'den sonra en iyi 007 bence.Halle Berry hakkinda birsey soylemek
istemiyorum..bilmiyorum ama oyunculugunu begendigimi soyleyemem, tamam cok guzel bir hatun ama karizmatik bir yapisi yok dogrusu..belkide
onu bir Bond filmiyle degerlendirmem yanlis, klasik bir bond kizindan ne beklenirki..yinede bi isilti goremedim...
SECRETARY
Seyrettigim ilginc filmlerden biri..genelde film senaryolari
gecmiste seyrettigim bazi filmleri hatirlatir..yada tanidik biseyler bulurum..bu film onlardan biri degil..sadist bir avukat
ve is arayan mazosist egilimli bi kizin siradisi beklentilerle dolu garip iliskisi..oyuncularin ismini su an hatirlamiyorum
ama muthis bi performanslari oldugunu soyleyebilirim..boyle siradisi bi hikayeyi seyircileri sikmadan ve dogalmis gibi anlatan
yonetmenede bravo dogrusu..ben filmi sevdim..klise filmlerden degil..
ANALYZE THAT
Analyze This'in devam filmi..yine psisik Mafya babasi Robert
De Niro ve onun (Freudu) psikologu Billy Crystal..ilkide cok komikti buda cok komik..dogrusu ben bu ikilye cok guluyorum..herkes
Robert De Niro'yu cok daha iyi filmlere yakistirsada bence o cokda iyi bi komedyen..ve bu film hicde kotu bi film degil
CATCH IF YOU CAN (SIKIYSA YAKALA)
Barollerde Leonardo Di caprio ve Tom Hanks var..16 yasindaki
Frenk anne ve babasinin ayrilmasini kabullenemez ve evden kacar..ve babasinin ona dogumgununde hediye ettigi check kocanlariyla
baslar ve 19 yasina gelmeden sahte checklerle milyonlarca dolari olur..FBI'i uzun sure pesinden kosturur..pesindeki
pek de akilli olmayan ama sabirli FBI gorevlisi Tom Hanks'dir.. Frenk kimi zaman pilot, kimi zaman bir doktor ve kimi zamanda
avukat olacaktir..sonunda Fransada yakalanir..amerikan hukumeti onu geri ister..ucakla amerikaya donerken bile ucagin lavabosundan
inis takimlarinin oldugu kisma ulasir ve tekrar kacmayi basarir..FBI onu annesinin evinin onunde bulur..4 yil hapisten sonra..FBI
onu birlikte calismaya ikna eder ve FBI 'in check dolandiriciligi bolumunde calisir..bankalar icin guvenli checler tasarlar
ve bankalar hala bu islerden dolayi Frenk'e milyon dolarlar odemektedir..Frenk William Abeagale'in gercek yasam oykusunden
uyarlanmis..
...filmi cok begendim, ozellikle konusu cok guzeldi..leonardo
da Tom hanks de muthis performanslari vardi..bence seyredin
DANGEROUS MINDS CONFESSIONS
Ulkemizdeki adi ile "tehlikeli aklin itiraflari" Chuck
Barris'in gerçek yaam hikayesinden alinmis..saklambac yarismasinin mucidi ve bunun gibi bir cok eglence yarismasinin yapimcisinin
ayni anda CIA adina calistigi itiraflarindan yola cikilarak yapilmis bir film..yonetmen filmdede oynayan George Clooney ve
bu onun ilk yonetmenlik denemesi senaryo ise "Adaptation" filmininde senaristi olan charlie kauffman...film eeeh iste..ne
cok kotu nede asla unutulmaz...basrol oyuncusunun performansi cok iyi
ONE HOUR PHOTO (BASKI)
Robin williams basrolde yine muhyesem oyunculuk..ama film
bitince sadece bir kisiyi dusunuyorsunuz peki diger oyuncular nerde..yani williams n etkisinin cok oldugu bir film..konu bildik
saplantili yanliz kisilik..bir fotografcinin uzun suredir fotolarini tab ettigi bi aileye duydugu yakin ilgi ve bu ailede
esini aldatan adama kendi bicimiyle verdigi ceza..onlarin mutluluklarina dahil olma istegi..renksiz dunyasini renklendirme
istegi..fena degil
ADOPTATION (TERSYUZ)
Bence bu haftanin en iyisi (24 subat 2003)..basrollerde
Nicolas cage, merilly streep ve garry cooper..bence ucude muhtesem oynamis...unlu senarist charlie kauffmanin kendi hikayesi..charlie
ve donald ikiz olmasina karsin cok farkli iki karekter..charlie nin utangac ve sosyal fobili ve baskalari endeksli ve sismanlik
ve kelligini sorun yapan complexli kisiliginin aksine umursamaz ve rahat ve charlie gibi senaryolar yazmaya calisan
kardesi donald...ikisinicde nicolas cage canlandirmis..charlienin eline uyarlamasi icin orkidelerle ilgili bir kitap
gelir...kitabin yazari gercek tutkuyu arayan evlilik hayatinda mutsuz ve ne istedigini bilmeyen rolunde merilly streep..bu
kitabi yazmak icin bi cesit orkide avcisida diyebilecegimiz yine sorunlu kisilikli bir adam..karisini ve annesini kendisinin
yaptigi bi kazada kaybetmis ve hayatini orkideler pesinde gecirmis tutkusu bu olan garry cooper
kitabin uyarlamasiyla kesisen yollari...bence cok guzel
bir film...
CENNET
kate Binotche basrollerde..cok ilginc bir film..italyan aktorun ismini hatirlamiyorum..italyadaki
ingiliz ogretmenin (kate b.)abisi ve esinin uyusturucu yuzunden olmesi onu suclulari kendi eliyle cezalandirmaya yoneltir..cunku
polise yazdigi mektuplarin hic faydasi olmamistir..uyusturucu tacirinin ofisine bomba yerlestirir ama yanlislikla bombalar
ikisi cocuk dort masum cani alir..polis merkezinde sorgulanirken sorgulamayi yapan tercuman ona asik olur ve ordan kacmasi
icin yardim eder ve birlikte kacarlar..ikisi birbirlerini cok anlamaktadir..dogum gunleri aynidir ve ruh ikizi gibidirler..filmin
sonu muallak helikopterle kacarlar..iyi bi filmdi..adem havva gondermelerinin oldugu..filmin sonuna dogru agacin altindaki
sahne gercekten ilgincti...
ONE WEEK NOTICE
hugh grant ve sandra bullock..yine bir romantik komedi..cok fazla klisenin
oldugu bir film..zengin umursamaz..cevresindeki insanlari kullanan kendi basina karar veremeyen zengin ve yakisikli is adami...ve
harward hukuk mezunu..cevreci..savasci..hirsli ..annesive babasida hukukcu olan ve kendini tarihi degeri olan sosyal binalarin
yikilmasina karsi eylemler yapan sandra bullock..ikisinin yollari kesisir ve ask..sonunu soylememe gerek yok..hugh grant herzamanki
gibi iyiydi..onu hep bu rollerde gormeye alistik..bence cok yetenekli biri..
PIANIST (2 MART 2003)
bence muhtesem bir film..gercek bir hikayeden alinmis..roman polanskininde
hayatindan parcalarin oldugu (kendisi filmin yonetmeni) en iyi chopin piyanistlerinden w.splitzman'in gercek yasam oykusu..ikinci
dunya savasinda almanlarin polonyayi isgali sirasinda gettolarda yasamak zorunda kalan ve sans eseri(isbirlikci bir yahudinin
onu kurtarmasyla) gaz odalarina gitmekten kurtulan ve bi apartman dairesinde acliktan olmek uzere ve saklanarak gecirdigi
yillar..ve yine savasn sonuna dogru onu saklandigi harabe bir binanin icinde bulan alman subayin ona yardim etmesi ve
hayatta kalis oykusu...basrol oyuncusu mukemmel (Andre broody) dekorlar mukemmel film mukemmel ..oldukca uzun suren bu
filmde yasanan trajedi unlu piyanistin gozunden anlatlms..genelde kahramanliklarin ve cesaret oykulerinin anlatildigi ikinci
dunya filmlerinin aksine yasanan korkunc trajedi karsisinda sadece ayakta kalabilmenin mucadelesi anlatiliyor..tek kelimeyle
muthis ..bu arada film 7 dalda oscara aday..
O SIMDI ASKER
Bu hafta Turk filmlerine gittim ve de cok memnun oldum..O
simdi asker beklentilerimin uzerindeydi..mustafa Altioklar yine iyi is basarmis..cekimler yine onun tarzini yansitiyordu..bir
cok unlu oyuncu var filmde.. ama bence Hamam'da ki performansinin ardindan Mehmet Gunsular(sanirim adi buydu) super bir performans
gostermis..ailesini 17 agustos depreminde kaybetmis genc bir denizciyken bedelli hakkinin verilmesile asker olan kayip ve
tukenmis kisiligi cok guzel canlandirmis..Yavuz Bingol'de cok basarili buldum..Ozcan Deniz yuzbasi Volkani iyi canlandirmis..ama
insallah surekli bu segmen aga tarzi rolleri canlandirmaz..cunku mimikleri yapisip kaliyor..neyse yani film eglenceliydi anlicaniz
ABDULHAMD DUSERKEN
Ziya Oztan'in bir donem filmi Cumhuriyet ve Kurtulustan
sonra II Mesrutiyet doneminin anlatildigi yine cok guzel bir TRT yapimi..Basrollerde; daha dogrusu pek basrol yok hepsi cok
unlu oyuncular..Meltem cumbul hirs ve ihtirasla tutusan ikdidar meraklisi bir pasa kizi ttihatci efik Beyi kendi iktidar tutkusu
ile ates cemberine alisi ve bir adamin aski ugruna bile bile nasil ucurumun kenarina suruklenisinin 31 mart vakasi ve abdulhamidin
son donemlerinin islendigi arka planda anlatilisi var filmde..Bence filme tek oturmayan karakter meltem cumbul.. evet ondan
bu hirsli karakteri algiliyorsunuz ama hernedense filmi seyrederken onun meltem Cumbul oldugu duygusundan kurtulamiyorsunuz..abdulhamid
rolundeki sanirim cetin Oner di muthisti..halil ergun de talat pasa rolundeydi..haluk kurdoglu 40 yillik sadrazam eski pasaydi..ben
filmi begendim..Basrolde efigi oynayan adam Almanyada unlu bi turk oyuncu soyadini hatirlayamiyorum adi Mehmetti sanirim..Bi
adamin bitisini cok guzel anlatmis..filmin basindaki sefikle sonundaki sefigin farklilasmasini yuzuyle cok guzel ifade etmis..
CILGIN ASIK
Orjinal adi The triumph of love yani askin zaferi..1792 de fransada tiyatroda
oynamis bi eser...haksiz yere tahtta oldugunu dusunen prenses aspasia..tahtin gercek varisi olan agise tahti geri vermek ister..bu
arada agise asik olmustur..agis ise unlu filizof hernokrates ve bilimadamai kiz kardesi tarafindan prensese ve tum kadinlara
dusman olarak buyutulmustur..aspasia bu yuzden onlarn malikanesine hizmetcisiyle birlikte erkek kiliginda girer....filozof
aspasyanin kadin oldugunu anlar..fakat evde kalmis filozofun kiz kardesi erkek kiligindaki aspazyaya asik olur..bu arada agise
de kadin oldugunu soylemistir..yani prenses bu duygusal dunyalari yalniz uc insani farkli sekilde kendine asik eder..ve olaylar
gelisir..sonuc agisle aspasia mutlu olurlar..guzel bi filmdi bence..komikti..mira sorvina aspazia rolunde cok basariliydi..
MATRIX RELOADED
matrixin ilkinden pek farkli degil..filme gitmeden once hristiyanlik ile
ilgili film elestirilerini okudugum icin filmi tarafsiz seyredemedim dogrusu..neo nun kurtarici olarak tanitilmasi..giydigi
kiyafetler..anahtarci..daha sonra zeon sehri ve kutsal sehir kudus iliskisi..morfeusun..sanki misyonerlik kanalindaki incil
okuyucusu gibi vaazlari..zeondaki magara ve her irktan insanlarin toplanmasi..en onemliside trinitiyi canlandirisi..falanda
filan..yani bilemiyorum elestiriler hakli gibi geldi bana..ikinci filmden dedigim gibi pek farkli bisey yoktu..ama bissuru
hatalar vardi filmde..yinede seyretmek eglenceliydi..en azindan kahinin kimligine iliskin bilgiler ogrendik..bakalim 3.uncusu
nasil olcak
YENI EVLI (JUST MARRIED)
siradisi bir komedi..romantik komedi
diyemicem cunku romantik degildi..eglenceli bir film..9 ay birlikte yasadiktan sonra cok genc yasta evlenen iki farkli sosyal
yapidan gelen ciftin balayinda yasadiklari...komikti..ama akilda kalirmi..sanmiyorum..
PHONE BOOTH
basrolde colin farrel..zaten baska basrolde yok filmde
cunku film telefon kulubesinde geciyor..telefon konusmalarini dinleyip buna gore insanlari kendince cezalandiran bir psikopatin
bu seferki kurbani kahramanimiz stu..film genelevlerin oldugu meydanin tam ortasindaki telefon kulubesinde evlilik yuzugunu
cikarip sevgilisini arayan ve isi surekli yalan soylemek olan sahte manager stu nun konustuktan sonra calan telefona
cevap vermesiyle basliyor...fena bi film degil ayni konu pek cok kez islendi..bu da bir baska versiyonu iste
JOHNY ENGLISH
Seyrettigim en kotu filmlerden biri..mr bean deki adam
oynuyo..acikcasi yazacak bi sey yok cesni niyetine katilmis john malcovic bile kurtaramiyor filmi..kotu bir james bond komedisi
NEW YORK GANGSTERS
Cok guzel bi filmdi..neden oscarlarda bu kadar az adindan
bahsedildi anlamadim..herhalde piyanist filminin etkisinden olsa gerek..baska soze ne hacet daniel day lewis, leonardo di
caprio ve cameron diaz...super bi uclu olmuslar..d. d. lewis amerikan milliyetcisi ve gelen gocmenlerden hoslanmayan kasap
bil rolunde..leonardo ise kasap bill tarafindansokak catismalarinda oldurulen irlandali pederin ve death rabbitslerin
cete reisinin oglu..kuzey guney savasinin yasandigi yllar ve leonardonun bu sokak savaslarinda babasinin ocunu alma mucadelesi..
ASABIYIM (ANGER MANAGEMENT)
adam sandler ve jack nicholson komedisi..cok eglenceli
bir film..kendine guveni olmayan birinin sinir terapisti yardimiyla kendini bulusu..biraz analyse this filmlerini de hatirlatsa..eglenceli
bir komedi
THE QUITE AMERICAN(SESSIZ AMERIKALI)
Basrollerde michael kean var, bi de adini hatirlamiyorum ama cok guzel bi
oyun cikaran mumya filmindeki adam var...film 1950 lerin vietnaminda geciyor..bir yandan fransiz somurgesinden kurtulus cabalari..bir
yandan komunizm ve tabiki amerika..bu uclu icinde kalmis bir vietnam goruntusunde baska bir uclu..yasli ingiliz gazeteci michael
kean..genc amerikali ve guzel, sessiz, olaylari gozleyen ve duygularini belli etmeyen guzel vietnamli kiz..tipki vietnamin
kendisi gibi..ve yasanan ask ucgeni..kesinlikle seyredilmesi gerekli bir film